Connect with us

Enerji

Doğu Akdeniz’de kritik gelişme

Güney Kıbrıs ve Lübnan, Akdeniz’de petrol ve doğalgaz keşif bölgeleri oluşturulması için bir anlaşma üzerinde çalıştıklarını açıkladı. İlk sondaj kuyusunun önümüzdeki yıl sınırın Kıbrıs tarafında açılması planlanıyor.

Yayın tarihi

-

Güney Kıbrıs ve Lübnan, Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz çıkarma bölgelerine yönelik bir anlaşma için çalıştıklarını duyurdu. Lübnan Dışişleri Bakanı Cibran Basil, petrol ve gaz alanında bir anlaşma için hazırlık safhasında olduklarını açıkladı. Güney Kıbrıslı mevkidaşı Nikos Hristodulides ile Beyrut’ta basın toplantısı düzenleyen Basil, “Anlaşmanın noktalarını ve ihtilaflı noktaları ele almak için ilk tarih olarak 7 Mayıs üzerinde anlaştık” dedi. Takvime ilişkin bilgi veren Basil, ikinci aşama olarak haziranda bir zirve düzenleneceğini belirtti. Basil, “Eylülde petrolün paylaşımı konusundaki anlaşmayı tamamlamaya çalışacağız. Böylelikle iki ülkenin hükümetleri anlaşma için görüşmeleri başlatabilir” diye konuştu. Anlaşmanın içeriğine ilişkin bilgi veren Basil, petrol ile gazın taşınması ve ihracatı için tüm tesisatın paylaşımı gibi konuları kapsayacağını belirtti. Lübnan Dışişleri Bakanı, deneme amacıyla bir kuyunun, sınırın Kıbrıs tarafından gelecek yıl faaliyete geçmesini istediklerini de söyledi.

HEDEF 2022’DE GAZ İHRACI

Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulides ise “Hidrokarbon kaynaklarının geliştirilmesi için karşılıklı çerçeve anlaşması görüşmelerini başlatma kararı aldık” dedi. Hristodulides, böyle bir anlaşmanın bölgedeki hidrokarbon potansiyeline yatırım yapmak isteyen uluslararası şirketlere yasal güvenlik sağlayacağını söyledi.

Karasularında iki doğalgaz rezervi bulduğunu açıklayan Güney Kıbrıs, 2022 itibarıyla doğalgaz ihraç etmeyi hedefliyor. Güney Kıbrıs adına Doğu Akdeniz’de doğalgaz arama çalışmaları yürüten ExxonMobil şirketi ve Katar’a bağlı ortağı Qatar Petroleum, iki ay önce yaptığı açıklamada, bölgede şu ana kadarki en büyük doğalgaz rezervini keşfettiklerini ileri sürmüştü. Keşfin 5 ila 8 trilyon fit küp (141 ila 226 milyar metreküp) civarında olduğu belirtiliyor.

Lübnan ise petrol ve doğalgaz aramaya yönelik ilk anlaşmaya geçen yıl imza atmıştı. Fransa’nın Total, İtalya’nın ENI ve Rusya’nın Novatek şirketlerinden oluşan bir konsorsiyuma, Lübnan’ın deniz sahasında yer alan 10 bloktan ikisinde petrol arama ve çıkarma izni verilmişti.

Kaynak: DW Türkçe

Sitemiz, Türkiye ve dünyadaki savunma sanayi, devlet stratejileri ve enerji güvenliğindeki gelişmelere dair bilgileri aktarmak, analizlerini yapmak üzere faaliyet göstermektedir. Siz de defencelimit1@gmail.com adresinden bize analizlerinizi ve haberlerinizi ulaştırarak kamuoyuna duyurabilirsiniz.

REKLAM
Yorum yap

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Enerji

Ve Yunanistan TürkAkım’a dahil oluyor

Yayın tarihi

-

TürkAkım hakkındaki müzakerelerle ilgili bilgi sahibi bir kaynak, projenin ikinci kolunun uzatılması için öncelikli rotanın Bulgaristan’dan Avusturya’ya olduğunu, ancak Yunanistan’ın da boru hattı üzerinden Rus gazını satın alabileceğini söyledi.

Proje ile ilgili gazetecilere konuşan kaynak, “TürkAkım’ın Bulgaristan ve Sırbistan’a uzatılması için çalışmalar aktif şekilde sürüyor. Ancak Rus gazının Yunanistan’a sevkıyatı konusunda farklı ihtimaller var. İlki, gazın Bulgaristan üzerinden Yunanistan’a gönderilmesi” dedi.

Protokolde belirtilen ikinci bir ihtimalin de Yunanistan’dan İtalya’ya doğru uzanacak Poseidon boru hattı olduğunu belirten kaynak “Aynı zamanda inşa edildiğinde Trans Adriyatik boru hattı da kullanılabilir. Üçüncü enerji paketi çerçevesinde bu mümkün. Tüm bunlar masadaki seçenekler arasında” ifadelerini kullandı.

TürkAkım’ın uzatılması hakkında Bulgaristan ve Yunanistan olmak üzere iki olasılık üzerinde duruluyor. Rusya ise nihai kararın Avrupa Komisyonu’ndan alınacak net garantiler doğrultusunda alınacağını açıkladı. Trans Adriyatik boru hattı projesi ile Azerbaycan gazının Avrupa’ya sevkıyatı planlanıyor. Boru hattı Yunanistan, Arnavutluk ve Adriyatik denizinin dibinden geçerek İtalya’ya uzanacak.

Kaynak: Sputnik

Okumaya devam et

Enerji

Doğu Akdeniz’e karşı Ermeni kartını açtılar

Yayın tarihi

-

İtalya Parlamentosu’nun 1915 Olayları’yla ilgili sözde “Ermeni Soykırımı” iddialarını içeren bir önergeyi kabul etmesi Türkiye’den tepki görürken, son dönemlerde özellikle bazı ülkelerin ‘Ermeni kartını’ yeniden kullanması dikkatlerden kaçmadı. İtalya ve Fransa şirketlerinin Doğu Akdeniz’deki ortaklıklarına ve adımlarına dikkati çeken uzmanlar, nihai amacın Türkiye’yi Doğu Akdeniz’deki enerji denkleminde zora düşürmek ve mümkünse dışında bırakmak olduğunun altını çizdi.

Yabancı ülkelerin ‘Türkiye’yi zorda bırakmak’ adına başvurdukları hamlelerin neredeyse başında gelen sözde Ermeni Soykırımı, son yıllarda kimi ülkelerin kendi iç siyasetlerinin de bir numaralı konusu oldu. Fransa’nın ardından İtalya’nın da bu yönde adım atması ve sözde iddiaları içeren bir önergeyi kabul etmesi ‘Neler oluyor’ sorusunu da beraberinde getirdi.

Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, İtalyan Meclisi’nin sözde Ermeni Soykırımı’yla ilgili önergeyi kabul etmesini Akdeniz’deki gelişmelerle birlikte okumak gerektiğinin altın çizerek, bu kararın, Fransa’nın iki ay önce aldığı benzer kararla aynı amacı taşıdığına dikkati çekti.

FRANSA VE İTALYA İHTİLAFLI BÖLGEDE ARAMA YAPIYOR

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, geçen ekim ayında Fransız, İtalyan ve Amerikan enerji devleri Total, ENİ ve ExxonMobil’e Kıbrıs’taki 7’inci parselde petrol ve doğalgaz rezervlerini araştırmak üzere çağrıda bulunmuştu” bilgisini paylaşan Kumbaroğlu, şöyle devam etti:

“Fransız Total ve İtalyan ENİ çağrıya olumlu cevap vererek 7 numaralı parselde sondaj için lisans başvurusunda bulundular. Oysa 7 numaralı sözde ruhsat sahası ihtilaflı bir alan. Bu sahanın önemli bir bölümü, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıtasahanlığının BM nezdinde de kayda geçirilen dış sınırlarının içinde yer alıyor.

ENERJİ SAVAŞLARI DENİZE SIÇRADI

Fransa ve İtalya, 7. parselde sondaja başlamanın arifesinde Türkiye’ye karşı cephe oluşturma derdine düşmüş gözüküyor. Bu arada İtalya ile Fransa arasında da bir kriz dönemi içindeyiz. Eskiden karada gördüğümüz enerji oyunları artık Akdeniz’e taşınmış durumda. ABD’nin, GKRY’nin 7. parsel davetine olumlu cevap vermediğini, ihtilaflı olmayan 10. parselde arama yaptığını da belirtmekte fayda var.

Bu nedenle Türkiye için Akdeniz’de ABD ile karşı karşıya gelme riski bu aşamada görmüyorum. Aksine, ABD ve İsrail ile Akdeniz’de kuracağımız enerji işbirliği bu şartlarda daha stratejik bir hamle olabilir. Türkiye’nin bu yönde atacağı bir adım İtalya, Fransa ve Rum Yönetimi’nin de Türkiye karşıtı çabalarını boşa çıkarır.”

Kaynak: Yenişafak

Okumaya devam et

Enerji

‘Sömürge subayı’ndan Kuzey Akım 2 tehdidi

ABD’nin Almanya Büyükelçisi, Kuzey Akım 2 boru hattı projesine katılan Alman şirketlerini yaptırım uygulamakla tehdit etti

Yayın tarihi

-

ABD’nin Almanya Büyükelçisi Richard Grenell, ülkedeki şirketleri dolaşarak, Kuzey Akım 2 projesine katılmaları halinde yaptırımlarla karşı karşıya kalabilecekleri konusunda uyardı. Bild gazetesinin haberine göre Grenell, görüştüğü şirketlere “Bildiğiniz gibi ABD, Kuzey Akım 2’ye şiddetle karşı çıkıyor. Bu hat, ortaklarımız için ciddi jeopolitik sonuçlar doğuruyor. Ruslarla enerji ihracatı konusunda faaliyet gösteren firmaların önemli yaptırım riskleri ile karşı karşıya olduğunu vurguluyoruz” ifadelerini kullandı.

İran yaptırımları için de mesai yapmıştı

Mayıs 2018’de göreve gelen Grenell, Alman şirketlerini tehdit konusunda ise oldukça tecrübeli. Geçen yıl boyunca, ABD’nin İran yaptırımlarına uymaları için Alman şirketlerinin kapısını çalan Grenell, şimdi de Kuzey Akım 2 için yoğun mesai yapıyor. Tecrübeli diplomat, tehditlerinin yanında, “Rusya’nın giderek daha agresif davrandığı” hakkındaki geleneksel iddiaları tekrarlayarak, Kuzey Akım 2’ye katılan şirketleri “Aktif olarak Ukrayna’yı ve Avrupa’nın güvenliğini zayıflatmakla” suçluyor.

‘Sömürge subayı’

Grenell, daha önce de Almanya’nın iç işlerine karışmakla suçlanmıştı. Geçen yıl haziran ayında sağcı Breitbart’la görüşen Grenell, “Avrupa’daki muhafazakarları güçlendirme” açıklaması yapmıştı. Birçok Alman politikacı, bu açıklamaya sert tepki göstermiş, Martin Schulz da büyükelçiyi “aşırı sağ sömürge subayı” olarak nitelendirmişti. Eski Başbakan Gerhard Schroeder de “İşgal altındaki bir ülke gibi muamele görmeyi kabul edemeyiz” diyerek tepki göstermişti.

Berlin kararlı

Alman Hükümeti de ABD’nin Kuzey Akım 2’yi baltalama girişimlerine meydan okuyor. Dışişleri Bakanı Heiko Maas, bu hafta başında yaptığı açıklamada, “Avrupa enerji politikasına ilişkin meselelere, ABD’de değil Avrupa’da karar verilmesi gerektiğini” söyledi.

Kuzey Akım 2 boru hattının inşası için Almanya, Finlandiya ve İsveç onay verdi. Projenin 2019 sonuna kadar tamamlanması planlanıyor. Danimarka ise şu ana kadar projeye izin vermeyen tek ülke. Polonya, Letonya, Litvanya, Romanya ve Macaristan gibi küçük AB üyeleri de projeyi eleştiriyor.

Okumaya devam et

Öne Çıkan Haberler

Copyright © 2018 DefenceLimit.com