Connect with us

Türkiye

Rumlar bu kez çizmeyi aştı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Türk kıtasahanlığı ile kesişen sözde 7 numaralı parselde Fransız-İtalyan ortaklığına araştırma/keşif ruhsatı verdi.

Yayın tarihi

-

Rumlar bu kez çizmeyi aştı

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY)’nden Doğu Akdeniz’i daha da ısıtacak bir hamle geldi. Limasol’un güneybatısında bulunan 7 numaralı parselde sondaj ve keşif faaliyetleri yürütebilmesi için Fransız TOTAL ile İtalyan ENI şirketlerine ruhsat verildi. Rum basını, ileriki günlerde bu ruhsatın diğer parsellere de genişletilebileceğini yazdı.

Rum Dışişleri Bakanı Nikos Christodoulides, perşembe günü yaptığı açıklamada Fransa’ya gideceğini ve Kıbrıs’ın enerji denklemlerini derinden etkileyecek bir kararın 24 saat içinde alınabileceğini söylemişti.

TOTAL ve ENI, Kasım 2018’de Limasol’un güneybatısında bulunan Blok 7 için hidrokarbon arama lisansı başvurusunda bulunmuştu.

TÜRKİYE’YE YANIT

Rumların hamlesinin Fatih sondaj gemisinin Kıbrıs açıklarında sondaj faaliyetine başlamasının ardından gelmesi dikkat çekiyor.

Fatih sondaj gemisi, 3 Mayıs-3 Eylül tarihleri arasında Kıbrıs Adası’nın Akama Burnu’nun 45 deniz mili batısındaki T26, T27, U26 ve U27 sahalarında sondaj faaliyeti yürüteceğini duyurmuştu. Rumlar ise bu sondajın bölgedeki paradigmayı değiştireceğini, derhal sondaja son verilmesi için Batı’nın baskı yapması gerektiğini söylemişti.

TÜRK KITASAHANLIĞI İLE KESİŞİYOR

7 numaralı parselde ruhsat verilmesi, KKTC’nin Ada üzerindeki eşit haklarının gasp edilmesinin yanında Türk kıtasahanlığını da ihlal ediyor. Türk kıtasahanlığı ile GKRY’nin sözde münhasır ekonomik bölgesindeki 1, 4, 5, 6 ve 7 numaralı parseller kesişiyor. Daha önce ruhsat verilen sahaların hiçbiri Türk kıtasahanlığı ile kesişmiyordu fakat KKTC’nin Türkiye Petrolleri’ne verdiği ruhsat sahaları içinde yer alıyordu.

Sitemiz, Türkiye ve dünyadaki savunma sanayi, devlet stratejileri ve enerji güvenliğindeki gelişmelere dair bilgileri aktarmak, analizlerini yapmak üzere faaliyet göstermektedir. Siz de defencelimit1@gmail.com adresinden bize analizlerinizi ve haberlerinizi ulaştırarak kamuoyuna duyurabilirsiniz.

REKLAM
Yorum yap

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Türkiye

Bakan Çavuşoğlu son noktayı koydu: S-400’de erteleme yok!

Yayın tarihi

-

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Bakan Çavuşoğlu, S-400 tesliminin erteleneceği yönündeki iddialara yanıt vererek, “Erteleme veya durdurma gündemde değil. Bitmiş bir anlaşma, ertelemeyi neden konuşalım” dedi.

Bakan Çavuşoğlu şöyle devam etti:

ABD İLE S-400 GERİLİMİ

“ABD’nin endişeleriyle ilgili uzmanlar karar versin. Erteleme ya da durdurma söz konusu değil. Bitmiş bir anlaşma. Ertelemeyi neden konuşalım? S-400 ve F-35 için komisyon kurulması için Türkiye ve ABD arasında görüş alışverişi sürüyor. ABD yapıcı ve iyi niyetliyse teklifimizi kabul eder.”

Okumaya devam et

Türkiye

‘Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı ile elde edilen kazanımlar tehlike altına girecektir’

Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş, İdlib’deki krize ilişkin Aydınlık’ın sorularını yanıtladı. Karataş, “İdlib sorunu kontrol altına alınmazsa, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı ile elde edilen kazanımlar tehlike altına girecektir” dedi. İşte Karataş’ın yanıtı:

Yayın tarihi

-

Suriye ihtilafına siyasi çözüm bulma yolundaki gayretleri desteklemek üzere 30 Aralık 2016 tarihinde ilan edilen ülke genelinde ateşkesi tahkim etmek ve bu çerçevede Suriye’de çatışan taraflar arasında benimsenebilecek güven artırıcı önlemler geliştirmek üzere hayata geçirilen Astana (Nur Sultan) toplantılarının dördüncüsü 03-04 Mayıs 2017 tarihlerinde yapılmıştı.

Anılan toplantıda, ateşkes düzenlemesinin garantör ülkeleri olan Türkiye, Rusya Federasyonu ve İran arasında Suriye’nin İdlib vilayetinin tamamı, Lazkiye, Halep ve Hama vilayetlerinin belli bölümleri, Homs vilayetinin belli bölümleri, Şam/Doğu Guta bölgesi ve Deraa ve Kuneytra vilayetlerinin belli bölümlerini kapsayan çatışmasızlık bölgeleri oluşturulmasına ilişkin muhtıra imzalanmıştır. Çatışmasızlık bölgelerinin sınırları ve işleyişine ilişkin ayrıntı ve düzenlemeler, önümüzdeki dönemde üç garantör ülke arasında tesis edilecek çalışma grubunda belirlenecektir, kararı alınmıştır.

Türk Silahlı Kuvvetleri, Kazakistan’ın başkenti Astana’da (Nur Sultan) garantör ülkeler Türkiye, Rusya Federasyonu ve İran arasında sağlanan anlaşma çerçevesinde, 13 Ekim 2017-16 Mayıs 2018 tarihleri arasında İdlib gerginliği azaltma bölgesindeki ateşkesin takibi için 12 gözlem noktası oluşturmuştur.

Şubat 2018 ayından itibaren Suriye ve Rusya tarafından Suriye’nin güneyindeki muhalif gruplara karşı yürütülen karşı harekat sonrası bu bölgelerde yaşayan sivil ve terörist grupların çoğu daha önce de olduğu gibi İdlib’e gelmek istemiş veya göç etmiş İdlib’in nüfusu yaklaşık 4 milyona ulaşmıştır. Bu nüfusun yaklaşık 1 milyonu Türkiye sınırına sıfır sayılabilecek 200’e yakın kampta barınmaktadır.

İDLİB MUTABAKATI

Suriye ve Rusya’nın daha sonra İdlib’e yönelmesi üzerine, başta Türkiye olmak üzere, ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya İdlib’e yönelik askeri harekatın engellemesini istemiştir. Bunun üzerine 17 Eylül 2018 tarihinde Türkiye ile Rusya arasında düzenlenen Soçi Zirvesi ile İdlib’e askeri harekat durdurulmuştur.

17 Eylül 2018’de Soçi’de imzalanan mutabakat zaptına göre; Rusya Federasyonu’nun İdlib’de askeri operasyonlar ve saldırılardan kaçınılması için gerekli önlemleri alacağı, 15-20 kilometre derinliğinde silahsızlandırılmış bir bölgenin (demilitarized zone) kurulacağı, çatışan taraflara ait ağır silahların (Çok namlulu roketatar sistemleri, tank, havan, top vb.) 10 Ekim 2018’e kadar silahsızlandırılmış bölgeden çekileceği; terörist grupların, silahsızlandırılmış bölgeden 15 Ekim 2018’e kadar çıkacağı, belirtilen bölgede Türk ve Rus askerleri tarafından devriye faaliyetleri yürütüleceği, M4 (Halep-Lazkiye) ve M5 (Halep-Hama) otoyollarının 2018 yılı sonuna kadar güvenliğinin sağlanarak trafiğe açılacağı, bu faaliyetler kapsamında İran, Rusya, Türkiye’nin Müşterek Koordinasyon Merkezi kuracağı hususları karara bağlanmıştır.

İdlib’de Türkiye’nin süreç içinde de yaptığı çözüm çalışmalarını da reddeden dört radikal ana örgüt bulunuyor: Heyeti Tahriri Şam (Şam Kurtuluş Heyeti-HTŞ), Hurras Eldin, Cundül Aksa ve Türkistan İslam Partisi. 15 bin militana sahip Heyet Tahrir Şam, İdlib bölgesinin yaklaşık yüzde 65-70’lik bölümünü kontrol etmektedir. El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir Şam, tüm görüntüsü ile DEAŞ’ın bir kopyası niteliğindedir. İdlib bölgesinin güney ve güneybatısında faaliyet gösteren Çin ve Rusya’nın hedefindeki radikal gruplardan, bünyesinde Uygurlar hariç hiçbir yabancı savaşçıyı almayan yaklaşık 3 bin militanı olan Türkistan İslam Partisi bulunmaktadır.

Orta ve uzun vadede yapılan tüm mutabakatlara ve alınan – aslında yeterli olamayan- tedbirlere rağmen, İdlib’deki -çözüme ulaştırılmasının zor- sorunlar yumağı büyümüştür. Bu gelişmeler üzerine Nisan 2019 ayı sonundan itibaren Rusya ve Suriye tarafından İdlib’in güneyindeki terör hedeflerine karşı öncelikle hava taarruzları, 06 Mayıs 2019 tarihinden itibaren hava ile koordineli kara harekatı başlatılmıştır.

BÖLGE ÜLKELERİYLE İŞBİRLİĞİ ZORUNLULUK

Özetle; dünyanın yükünü çeken, “düzensiz göç ve göçmenler” açısından yaklaşık 4 milyona ev sahipliği yapan Türkiye’nin, daha uzun yıllar bu soruna evsahipliği yapması ve birlikte yaşaması mümkün görünmemektedir. Başından itibaren önerdiğimiz gibi Türkiye’nin bölge ülkeleri ile işbirliği yapmadan Suriye’deki gelişmeleri kontrol etmesi söz konusu değildir.

Suriye, İran, Irak, Lübnan, Ürdün, Mısır, Rusya ve Çin ile bölge politikalarında geçmişteki mevcut tüm sıkıntılara rağmen gelecek için işbirliği yapmanın zorunluluk, hatta fazla zaman kaybetmeden gayret göstermenin Türkiye için öncelikli olduğu ortadadır. Pimi çekilmiş bir bomba olan İdlib sorunu yakıcı hale gelmeden kontrol altına alınmazsa, Münbiç ve Fırat’ın doğusuna harekat yapmak daha da zorlaşacak, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı ile elde edilen kazanımlar tehlike altına girecektir. Bu karmaşa ve hatalar zinciri PKK/KCK, PYD/YPG ve FETÖ’ye destek veren ABD ve yandaşlarının işlerine gelecektir.

Okumaya devam et

Türkiye

ABD’den Türkiye’ye: S-400’ü 2020 yılına erteleyin

Türkiye’nin, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemini alımını 2020’ye erteleme yönünde ABD’den gelen teklifi değerlendirdiği ileri sürüldü.

Yayın tarihi

-

Bloomberg’in, kaynaklarına dayandırdığı haberinde, ABD yönetiminin Türk mevkidaşlarına Rusya’dan S-400 alımını 2020 yılına ertelemeyi teklif ettiği iddia edildi. Ankara’nın bu teklif üzerinde düşündüğü belirtildi.

Daha önce Alman Bild gazetesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya’yla S-400 anlaşmasından vazgeçtiğini ileri sürmüştü. Bild gazetesine bu bilgiyi veren kaynakların hatalı olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, “Bilgiyi benden alın: S-400 satın alma işlemi tamamlandı” şeklinde yanıt vermişti.

Türkiye daha önce, S-400 planlarından vazgeçmeyeceğini ve ilk partinin temmuzda ülkeye geleceğini dile getirmişti.

Kaynak: Sputnik

Okumaya devam et

Öne Çıkan Haberler

Copyright © 2018 DefenceLimit.com